Kıbrıs’ta Bektaşi (ve Alevi) varlığı ve Kıbrıslı Türkler arasında Bektaşiliğin (ve Aleviliğin) yayılması ile ilgili kitap ve yayınlar bulunmaktadır. Kıbrıslı Türklerin İslam dininin Aleviliğe daha yakın olduğu konusunda çalışmalar sürekli yapılmaktadır. Bu yazımda “Sokak Sokak Mağusa” kitabım da kaynak olarak gösterilip yazılan geniş bir akademik makaleyi burada özetlemeye çalışacağım. “Magosa’da Bir Bektaşi Yapısı: Ağlayan Dede Zaviyesi” isimli makale değerli akademisyenler Ayşe Değerli ve Yusuf Küçükdağ tarafından birçok kaynak gösterilerek yazılmış ve 2019 yılında Alevilik Araştırmaları Dergisi’nin 17. Yaz sayısında yayımlanmıştır.

Çok geniş olarak kaleme alınan makaleden Mağusa’daki Bektaşiliğin bıraktığı izleri ve hala kullanılan dini yapıları (zaviyeleri) ile ilgili kısa notlar düşeceğim. (Bektaşilik ve Alevilik arasında çok derin bir ilişki de bulunsa aralarında olan farklılıkların bu yazının konusu olmadığını belirtmek isterim)

“Kıbrıs’ta 1571’den itibaren adada Osmanlı hakimiyetinin kaim kılınmasında tasavvufi yapılanma da etkili olmuştur. Mevlevilik, Bektaşilik, Nakşibendilik ile Celvetilik tarikatları Kıbrıs’ta tekke ve zaviyeler açarak yayılma imkanı bulmuştur. Bu yazıda Magosa’da kale içinde (şimdiki Lala Mustafa Paşa Sokak’ta OD) inşa edilen ve XIX. yüzyıl sonlarına dek faaliyet gösteren Ağlayan Dede Zaviyesi’nin bir Bektaşi yapısı olduğu arşiv kayıtları doğrultusunda ortaya konacaktır.

Osmanlı fethinden kısa bir süre sonra 1573-1574 yıllarında kentte yaşayan Hristiyanların kent dışına çıkarılması kararı Magosa’nın dönüşümünde önemli bir politik adımdır. Anadolu’da sürgün yoluyla aileler gönderilerek kale içinde Müslüman nüfus artırılmaya çalışılmış, bu bölgede sosyo kültürel ve ekonomik gelişmeyi destekleyecek yapılar inşasına gidilmiştir. Bu arada adada değişik tarikatlara bağlı tekke ve zaviyeler inşa edilmiştir. Kıbrıs Kadı Sicilleri’nden anlaşıldığına göre Ağlayan Dede Zaviyesi de “ Magosa kal’ası derununda” yani şehir merkezinde yaptırılmış olup XIX. yüzyıl sonlarına değin faaliyetlerini sürdürmüştür. Zaviye adadaki Bektaşi Tarikatı yapılarından bir tanesidir. (Larnaka’daki Zuhuri Baba, Akkule Kapısı karşısında Kutup Osman Baba, Tuzla’da Turabi Ali Baba, Baf kentinde Hasan Baba, Lefkoşa’da Kırklar/Kardonlu’da Can Baba Kutup/Kurt Baba ve Alemdar/Bayraktar Baba adada faaliyet gösteren Bektaşi yapılarıdır)

Ağlayan Dede Zaviyesi hakkında şimdilik ulaşılabilen en erken kayıt 21 Aralık 1813 tarihli olup “Magosa kal’ası derununda” bulunan zaviyenin işlerini görmek üzere bir kişinin, vergilerden muaf tutularak görevlendirildiği bildirilmektedir.

25 Haziran 1825 tarihli mahkeme kayıtlarında ise (daha önce buraya atanan) bir Bektaşi olan Şeyh Hasan Nureddin’in görevinden feragat ettiği ve hemen akabinde göreve gelen Osman Baba’nın ise vefat ettiği yazmaktadır. Ulaşılan kayıtlar doğrultusunda XVIII. Yüzyılda inşa edilmiş olması muhtemeldir.

Kale içinde dükkanlar ve kale dışında tarım arazileri bağlamında, sınırlı düzeyde de olsa, zaviyenin ayni zamanda bir istihdam alanı yarattığı, zirai ve ticari üretim üzerinden ekonomik bir Pazar oluşturduğu söylenebilir.

Bektaşi tekkelerinin kapatılmasından sonra (1826) Magosa’daki Ağlayan Dede Zaviyesi devlet tarafından onarıldığı görülmektedir. Ağlayan Dede Zaviyesiyle ilgili ulaşılabilen son kayıt 1895 tarihli olup bu da binanın tamiriyle ilgilidir.”

Okan2Okan